7 Mart 2016 Pazartesi

MİM ETKİNLİĞİNDEN BEN:)))





Merhabalar,

Geciktim biraz biliyorum ama şu sıra bir yoğunluk ve koşturmaca içerisindeydim. Sayfamda da bununla ilgili ufak şeyler paylaştım sizlerle, tatlı telaşlar ve koşturmacalar...
Şimdi yakalamışken fırsatı büyük bir keyifle cevap veriyorummm:)))


Ben 2015 Kasım ayında katıldım aranıza, yani oldukça yeniyim aslında.
1 delinin günlükleri adlı blog yazarı arkadaşımızın hazırlamış olduğu sorularla başlattığı Mim Etkinliğine geçtiğimiz günlerde rastlamıştım. Bir gün ben de birilerinin sayfasına konuk olur muyum?, acaba beni de beğenen ve çevrelerine örnek olarak verebilen blog arkadaşlar olur mu?,… gibi düşünmeye başlamıştım. Tam da bunun üzerine, benim de yeni tanıştığım arkadaşım Zehra Ertuğru sayfasında yer açarak, sağ olsun bana da davet göndermiş oldu.  Bunun bana nasıl bir heyecan verdiğini anlatamam, Çooook Mutlu oldum:)
Buradan kendisine tekrar tekrar teşekkürlerimi iletmek isterim. Tabi ki, bu etkinlik zincirleme ilerliyor ve herkes bir diğerine pas attığı için burada payı olan birçok arkadaşımız var aslında. Bu nedenle blog dayanışmasında katkısı olan herkese ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Şunu söylemek istiyorum ki, bu dayanışma faaliyeti devam edeceğinden, seçtiğim arkadaşlarımızın dışında kalanlar da buna katılma şansı bulacaklar diye düşünüyorum, yani ben kendimi böyle avuttum seçim yaparken:))

Şimdi de üzerime düşeni yapıp, aynen benim mutlu olduğum gibi, mimlemek istediğim arkadaşlarımızı bildirip onları sevindirme zamanı... Bol Şans:)

Royal Kuki:
www.royalkuki.com

Caferengigül:
caferengigul.blogspot.com

Belgin Binici:
aski-seker.blogspot.com.tr


1. Yakın çevrenizdeki insanlara bloğunuzdan söz ediyor musunuz?
İlk başta, bloğumdan akraba anlamında yakınlarımdan hiç kimseye bahsetmedim ve bahsetmeyi de kesinlikle düşünmedim, açık olmak istiyorum biraz çekindim de. Nasıl karşılanacağını bilemedim ve pek de destek çıkılacağını düşünmedim. Kısacası tek başıma (ailemi desteğini söylememe gerek bile duymuyorum), büyük bir heves ve heyecanla çıktım bu yola. Öncelikle, en büyük destekçim olan ablama çok teşekkür ediyorum:)))

Geçtiğimiz günlerde ise sadece en yakınlarımdan Almanya'da yaşayan teyzeme bahsettim bloğumdan, teyze anne yarısı işte, gerçekten inanılmaz hoş bir tepki aldım ve tam destekçim oldu kendisi elinden geldiğince:)))
Ama hala ciddi anlamda söylemekten kaçındığım ya da söyleme gereği duymadığım kişiler de var akrabam da olsalar:(((
Şunu da söylemeden geçmeyeyim, kurduğum blog için en güzel desteği yine siz blogger arkadaşlarımdan gördüm. Hiç tanımadığı ya da yeni tanıdığı (bir de sanal alemde tanıdığı) halde birbirine yardımcı ve destekçi olan bunca insanın arasına katılmak, hoş sohbetler etmek ve güzel güzel eleştiriler almak, benim nazarımda değeri biçilemez…

2. Neden blog yazıyorsunuz? 
Kendimi bildim bileli, mutfakta çok iyi olan annemin yaptığı yemekler, ilginç tarifler, insanların bunlara yaptıkları yorumlar ve memnuniyetleri karşısında annemin bu yeteneğini herkesle paylaşabileceği bir site açması gerektiğini savunurdum. Ama açıkçası kendim adına hiç aklımdan geçmiyordu. Uzun zaman planlayıp sonrasında hayata geçirdiğim bir şey değil bu aslında. Bir gün ablamla konuşurken konu açıldı ve sadece hobi olarak başladım buna. Gittikçe aldığım zevk arttı, daha da bağlandım, hatta her geçen gün daha da sıkı bağlanıyorum. Bloğumu bebek gibi hissediyorum ve onu hergün beslemem gerektiğine odaklanmışım. İnanın bir gün yazmasam dert oluyor içime:)

3. İlk yazınız ile en son yazdığınız yazı arasında ne gibi farklar var? 
Yeni olmama ve çok da uzun zaman geçirmemiş olmama rağmen, hiç fark olmadığını söyleyemem, bunu gerçekten geriye dönünce görebiliyorum. Ufacık da olsa gelişme var diye düşünüyorum kendimde. 
Buna yıllarını vermiş arkadaşlarımız gibi koşamasam da, yeni doğmuş bir bebek misali emeklemeye başladım ben de:))
Elbet bir gün ayağa kalkıp koşmaya başlarım:)

4. Blog yazmak normal yaşantınıza neler kattı? 
ÇOK ŞEY!!! Buna verilebilecek en güzel cevap olurdu.
İtiraf ediyorum, ben yazı yazamayan biriyim, biriydim:) 
Herkesin farklı alanlarda yetenekleri olur ya, işte ben üç beş cümleyi bir araya getirip de yazıya dökemeyenlerdendim. Okul döneminde kompozisyon dersimiz vardı ve ağlayarak geçirirdim:(((
Bazen kendime ben de inanamıyorum anlayacağınız… Bu katkılarından biri:)

Bir de, tabi ki sayfamın konusu olan “Mutfak ve Yemek Tarifleri” konusunda sahip olduğum bilgilere ve fikirlere her geçen gün yenilerini eklemem var.

Bunların yanında, en büyük katkısı ise "SİZLER" oldunuz, blog arkadaşlarım diyorum sizlere, bu ne kadar değerli bir ifade, bu noktada beni, yine ancak siz anlarsınız zaten:) 

Çok uzatıp fazla vaktinizi almak istemiyorum ama, söyleyecek çok şey var...
Bir de, “küçücük şeylerden bile bir insan ne kadar mutlu olabilir?” bunu gördüm, gelen yorumlara ve beni ziyaretlerinize nasıl sevindiğimi görmenizi isterdim:)

5. Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz? 
Eğer bir gün gerçekten yetenekli ve istekli biri olduğunu hissedersem kesinlikle öneririm ve destek olmaya çalışırım. Blog yazma işinin sayılacak bir çok iyi tarafı var… Boş işlerle uğraşıp kafayı olmayacak şeylere takmaktansa odak noktamız bloğumuz oluyor fena mı!
Şu var ki, herkesin yetenekleri ve ilgi alanları farklıdır ve keyif aldığı şeyler değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle, herkes mutlu olduğu ve keyif aldığı işlerle uğraşsın derim ben:))

6. Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz? 
Benim babam çok iyi bir Aşçı idi (Şuan aramızda olmadığı için böyle anıyorum). Mutfak konusunda başarısını belgelerle kanıtlamış bir Aşçı…1. kaynak belli oldu:)
Annem de babamın her zaman takdir ettiği biri olarak, babam kadar iyidir mutfakta. Dolayısıyla, Anemin Babamdan öğrenip uyguladığı çok değerli bilgiler de şuan en değerli kaynağımdır.
Biraz da hem anne hem de babadan alınan özelliklerin baskın etkisi ile diyelim, kendi içimden gelen dürtüler de var tabi...

7. Diğer blog sahipleri ile iyi iletişim kuruyor musunuz? 
Ben iletişim kurmaya çalışıyorum, bunda başarısız olduğumu da düşünmüyorum. En önemli yanım da ilgi duyduğum alanda sonuna kadar yürümem sanırım ve bunun için de çok gezinirim, yeni ya da kıdemli tüm hoşuma giden sayfaları gezerek bunların hakkını vermeye, yorumlar yapmaya çalışıyorum. Aldığım güzel yorumlar olması da beni çok mutlu ediyor tabi:)))
Umarım bu keyif gittikçe büyür… 

8. Rahatsız olduğunuz konular var mı? 
Biz bizeyiz ve madem soruldu, şimdilik tek sıkıntım sayfamın tasarımı:)))) Bu da kişisel bir sorun aslında. Tasarım konusunda, biraz vakit ayıramadığım için biraz da bu konuda açıkçası çok iyi teknik bilgi sahibi olmadığımdan, sayfamda eksiklikler hissediyorum. Şu sıralar çok güzel görünümlü bir blog tasarımı hayal ediyorum… 
Umarım sahip olurum buna:))))


SEVGİLER...



KALABALIK BİR DAVET VE CESARET...





İyi Haftalar Dilerim Herkese,

Dün gece bahsettiğim organizasyonumuzla ilgili bir kaç not ve bazı görüntülerle geldim. Bunu sizlerle paylaşmamın aslında bir sebebi var, sizlere vermek istediğim bir mesaj veya cesaret olarak değerlendirebilirsiniz bunu:)
Bakalım sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda???

Hayatın her alanında olduğu gibi Mutfakta da "Cesaret" önemli şey. Bu organizasyonu babam aramızdan ayrıldığı günden bu yana her yıl yapıyor, onun adına dua edip yemekler veriyoruz eşimize dostumuza... Her yıl da farklı şeyler düşünüp uygulamak istiyoruz haliyle.
Annem sayesinde ben de öğrenmiş ve cesaretlenmiş oluyorum:)

İşte Menü Genel anlamda bunları içeriyor:
Pirinç Pilavı yapıyorsak, mısırlı, nohutlu, garnitürlü, iç pilavı şeklinde,...
Bulgur Pilavı yapmaya karar verdiysek, nohutlu, etli, sade tereyağlı,..
Bunun yanında tavuk ya da et seçeneği oluyor, ki bu da mantarlı tavuk sote, lif lif didilmiş tavuk, et sote tarzında oluyor,...
Sonra ayranımız olmazsa olmaz...
Son olarak da tatlımız oluyor ki bu, yıl yıl değişiyorken son iki senedir büyük beğeni üzerine hiç değiştirmeden aynı tatlıdan yapıyoruz...
Bunlara ilaveten, annemin özel ve meşhur turşuları olmadan olur mu hiç, biz unutsak da gelenler asla unutmaz bunu:)))
Şekerler, çikolatalar, lokumlar,... da ağız tadı ikramlıklarımız olarak her yıl mutlaka bizimle olurlar:)

Bir de hediyelerimiz oluyor davetlilerimize, bu da işin en keyifli anlarından biri. Her yıl, çam sakızı çoban armağanı diye düşünerek dağıttığımız hatıralarla insanların mutlu olmalarını seyretmek de ayrı güzel.

Şimdi gelelim cesarete:) ne alakası var cesaretle bunun! demeyin. Buna herkesin cesaret edemediğini fark ediyorum çevremde ve bunu dile getiren de çok insan var. Her zaman bize sorarlar nasıl kalkıyorsunuz altından? çok kalabalık oluyor nasıl yetişiyorsunuz evde? onca kişiye o kadar çok pilavı tek seferde pişirebiliyor musunuz? Nasıl  tutturabiliyorsunuz? Biz 1 kilosunu çeviremezken:))? şeklinde esprili nice yorumlar....

Bunlara cevap, biraz cesaret biraz da deneyim olsun:)

Bu ve bu gibi organizasyonları olan tanıdıklarımızdan, özel günlerinde Annemden destek almak isteyen çok kişi oluyor. Sadece 30 kişilik bir davet için, pilavı ayrı ayrı tencerelerde yapıp birleştirenler oluyormuş.
İşte bundan bahsediyorum. 1'i yapan 3'ü de yapar, 5'i de... Önemli olan cesaret:)))


75-80 kişilik bir hazırlık bizim için başlar...

Pirinçler ayıklanır...




Güzelce yıkanır...



 Kocaman bir tencerede pirinçler kavrulmaya başlasın...







Pilavın tadına tat katacak nefis nohutlar da eklenir...   




Tavuk suyu ve su karışımımız da gelsinnnn... 











 Evet, şahane kıvam için suyumuz yeterlidir...



Kapağını kapatalım şimdi suyunu çeksin...


Diğer taraftan, olmazsa olmaz Ayranlar...




Turşuları unutmaya gelmez demiştim:) 



Karışık Turşularımız eşit olarak küçük kaselere pay edilir ve önceden hazırlanır...









Günün diğer gözdesi de Tatlımız "Cevizli Şerbetli Tatlı"! Buna Dilber Dudağı diyenler de oluyor... Ama isminden çok tadıyla ilgileniliyor doğrusu:)))




El açması, kat kat, çıtır çıtır, cevizli baklava kıvamında ve bu kadar hafif şerbetli tatlı olur mu ki... 














Sizler de eğer bu tarz özel günlerde, kendi emeğinizle bir şeyler yapmak isterseniz bence deneyin, evde kalabalık misafiriniz geldiğinde 15-20 kişilik yemek yaptığınız oluyordur mutlaka. 10 kişilik yemeğe koyduğunuz neyse 60 kişi için hazırlayacağınız yemeğe koyacağınız 6 katı olacak hepsi bu:)))
Bu konuda herkes kendine güvensin, neden olmasın...:)))


Sevgiler...